Whatsapp Arama Özelliği Nasıl Olacak?

 

whatsappWhatsApp, şubat ayına kadar uygulamaya sesli arama özelliği ekleyeceklerini söylemişti. Sızdırılan fotoğraflar bize bu eklentinin neredeyse hazır olduğunu gösteriyor.

Aslında WhatsApp uygulamasının Android için iki versiyonu var. Birisi Google Play Store’da diğeri ise WhatsApp’ın resmi sitesinde yer alıyor. Sızdırılan görüntüler WhatsApp’ın kendi sitesine koyduğu ve Google Play’e koymadan önce güncellemelerini yaptıkları uygulamada yer alıyor. Ancak WhatsApp yetkililerinden hala resmi bir açıklama yok.

Sander Tuit’e göre arama özelliği ayrı bir ekranda uygulamanın içinde yer alacak. Ayrıca konuşmaları kaydetme özelliği de olacak. WhatsApp takımından bir açıklama olmadığı için bu görüntülerin böyle mi kalacağını yoksa geliştirilip mi hizmete sunulacağını bilmiyoruz. Ağustos ayında CEO’nun yaptığı açıklamada uygulamanın 600 milyon kullanıcıya ulaştığı ve arama özelliğiyle birlikte bu sayının artmasının beklendiğini görebiliyoruz. 2014’ün başında Facebook 19 milyar dolar teklif ederek WhatsApp’ı satın almaya çalışmıştı.

Kaynak: digitaltrends

Samsung “Look At Me” Uygulaması İle Otizmli Çocukları Sosyalleşiyor

lookatme1

Samsung otizmin bir belirtisi olarak göz teması kurmakta zorlanan çocuklar için yeni bir uygulama geliştirdi.

Seoul Ulusal Üniversitesi Bundang Hastanesi ve Yonsei Üniversitesi psikoloji bölümü ile ortaklaşa yürütülen proje sonucunda “Look At Me” isimli uygulama geliştirildi. Bu uygulama ile otistik çocuklar göz temaslarını ve sosyal yeteneklerini geliştirmek için oyun oynayabiliyor, yeteneklerini geliştirebilecekleri yarışmalara ve testlere katılabiliyor.

Samsung tarafından yapılan araştırmada “Look At Me”nin uygulamayı 8 haftadan fazla kullanan 20 çocuğun %60’ına yardımcı olduğu ortaya çıktı.

Look At Me, kullanıcılarına bitirmeleri gereken 6 görev veriyor. Günlük kullanım süresini ise 15-20 dakika arasında öneriyor. Görevlerden birisi yüz ifadelerini şekillendirmek: “Expression of the Day”. Bu görev, kullanıcıların fotoğraflar üzerinden yüz özelliklerini çizmelerini sağlıyor. Oyuncular performanslarına göre her aşamada puanlar topluyor.

lookatme2

Projenin bir parçası olarak Autism Speaks Canada grubu Samsung Canada ile işbirliği yaparak 200 tane Look At Me uygulaması yüklü Galaxy Tab S tabletin otistik çocuklara ve ailelerine verilmelerini sağladı.

Samsung, uygulamanın etkisinin kesin olmadığının altını çiziyor. Ancak araştırmalar gösteriyor ki uygulama otizmin belirtileriyle mücadele eden aileler için rahatlatıcı bir deneyim oluyor.

look  at  me

Google Play Store’da yerini alan uygulama, Android 4.0 olan cihazlarda çalışıyor ve şimdiye kadar 4 yıldızı toplamış durumda. Ücretsiz şekilde indirebilirsiniz.

Kaynak: mashable

Twitter Analytics iphone’da

Twitter 1

Twitter Analytics’i artık iPhone’na indirebilirsiniz.

Analytics kullanıcılara tweetlerinin ne kadar etkileşim aldıklarını, metriclerini, kaç favori ve retweet yapıldığını gösterebiliyor. Bir tweet 1000 kere retweet edilmese dahi kullanıcılar gönderilerinin etkileşimde olup olmadığını görebiliyor.

22 Aralık’ta iPhone’a gelen Twitter Analytics, mobile tweetlerin analizine ulaşımı sağlıyor. Kullanıcılar tweetlerine tıklayıp “View Tweet Activity” butonuna tıklayarak analizlerini görebiliyorlar. Ardından, analytics sayfası size masaüstünden de indirebileceğiniz bilgileri veriyor. iPhone arayüzü aşağıdaki gibi gözüküyor:

Twitter 2
Analytics sadece Twitter’ın son versiyonun yer aldığı telefonlarda çalışıyor ve şimdilik sadece iPhonelarda yer alıyor. Twitter’ın bu özelliğini iPad, Android ya da Windows üzerinden de paylaşmak isteyip istemediği hala kesin değil.

Özünde reklamcılar için tasarlanan uygulama için Twitter analytics arayüzünü pazarlamacılar, onaylı kullanıcılar ve Twitter Card yayıncılarına yazın sunmaya başlamıştı.

Kaynak: mashable

Polis Suçluların Peşine Düşmek İçin Sahte Instagram Hesabı Açabilecek

Instagram 1

New Jersey’de hakim William Martini bir polis memurunun sahte Instagram hesabı açıp arkadaşınız olarak size karşı delil toplamasının tamamen yasal olduğunu söyledi. Ve de bu işlemin yapılabilmesi için arama izni olması gerekmiyor.

2013 yılında mücevher hırsızı Daniel Gatson FBI tarafından yakalandığında Instagram takipçilerinde polisler tarafından kanıt toplamak amacıyla açılmış Instagram hesapları vardı. Gatson hesabında ganimetlerini gizlilik ayalarının onu koruyacağına inanarak paylaşıyordu. Polis fake hesap açarak Gatson’a arkadaşlık isteği yolladı. Mahkeme ise Gatson kendi rızasıyla isteği kabul ettiği için bir sorun görmeyerek bunları kanıt olarak kabul etti.

Instagram 2

The Verge ise Instagram, Facebook gibi gerçek isim tabanlı bir sosyal medya paylaşım sitesi olmadığı için polisin gerçek isim kullanmayarak hırsızları yakalayabileceğini söylüyor.

Yaşananlar sosyal medya hesapları üzerinde yapılan araştırmalar ve kanıtların kabulü konusunda çeşitli tartışmaların çıkmasına neden oldu. Bu durum, ne kadar gizlilik ayarı yapsanız da online dünyada paylaştığınız hiçbir şeyin özel kalamadığını gösteriyor.

Kaynak: techcrunch

Facebook’tan, Tekrar Düşün Uyarısı Geliyor

 

facebook-ic1305634561Kırmızı suratlı, sarhoş olduğunuz bir fotoğrafı Facebook’ta paylaşmak gece yarısından sonra size güzel bir fikir olarak görünmeye başlayabilir. Peki ya bir sonraki gün?
Facebook utanmamanız için size yardım etmek istiyor. Bunun için sosyal ağda paylaşmak istediğiniz herhangi bir fotoğrafta sarhoş görünüp görünmediğinize göre paylaşım yapıp yapmamanız konusunda size tavsiyede bulunmak üzerine çalışmalarda bulunuyor.

“Privacy Assistant(Gizlilik Asistanı)” isimli araç ile kullanıcılar gönderilerinin doğru kişiler tarafından görülüp görülmediğinden emin olabiliyor. Örneğin; ‘Tatil Neşesi” başlıklı bir içerikte paylaştığınız bir fotoğrafı görebilecek insanlar arasında annenizin olmasını böylece engelleyebilirsiniz. Ancak bu inovasyon hala geliştirilme aşamasında, kullanıcılara ne zaman sunulacağı ise hala belli değil.

Facebook’u daha akıllı yapmak adına atılan adımlardan birisi olan bu gelişme size gönderilerinizi sadece içeriğinizle ilgilenecek insanlarla paylaşmanıza olanak sağlayacak.

Drunk 2
Facebook %97 oranında doğrulukla bir yüzün kimliğini tahmin edebiliyor.

Yapay zekayı insanların nasıl düşündüklerine yakınlaştırarak derinlemesine öğrenme yapan bu inovasyondan önce Facebook benzer bir yolla Ana Sayfa sekmesindeki spamlari temizleyerek kişiselleştirebilmişti.

Kaynak: huffingtonpost

Facebook’ta “LOL” Butonu Görürseniz Şaşırmayın

zucker

Küçümseyici bakışlar attığınız umutsuz bir selfie ya da Facebook profilinizi enfeksiyona sürükleyecek bir yemek fotoğrafı paylaşacaksanız korkmanıza gerek yok derin bir nefes alarak rahatlayabilirsiniz. Çünkü Facebook “dislike” butonunu getirmeyeceklerini duyurdu.

Canlı yayınlanan halka açık bir Q&A oturumunda Zuckerberg’e yöneltilen ilk soru “dislike” butonuyla ilgiliydi. Zuckerberg bunu düşündüklerini ancak bunun doğru olmayacağına karar verdiklerini açıkladı.

“Like” butonu pozitif duygularımızı hızlı bir şekilde ifade etmek açısından değerli bir araç.” diyerek açıklamalarına başlayan Zuckerberg “Bazı insanlar ‘dislike’ butonunun gelmesini ‘Bu güzel değil.’ diyebilmek için istediler. Ancak biz bunun dünya için iyi olacağına inanmıyoruz. Bu yüzden bunu yapmayacağız.”

Ayrıca Zuckerberg bir gönderinin niteliğinin oylama mekanizması üzerinden değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmaması gerektiğinin altını çizdi. “Sosyal anlamda insanların önemli anlarını çevresindekilerle paylaşması açısından çok değerli ya da iyi bir yol olduğunu düşünmüyorum.”

Ayrıca, ortada “like” butonunun işe yaramadığına dair senaryolar var. “Bizim de  insanların nasıl daha içten ve daha geniş bir şekilde duygularını paylaşabilecekleri yönünde yaptığımız tartışmalar oldu. Örneğin birisi hayatındaki üzgün bir anı paylaştığı zaman insanların buna empatiyle yaklaşıp duygularını o şekilde yansıtabilmelerini sağlamak istiyoruz.

Duygusal anlamda bunalan Facebook kullanıcıları, sosyal ağ sizi dinliyor. O zaman ‘LOL’ ya da ‘Amaze’ butonlarını günün birinde ana sayfanızda görürseniz şaşırmamanız lazım.

Kaynak: digitaltrends

2014’te Kaybettiğimiz 10 Teknolojik Ürün

 

2014

Gelen her yeni senede teknoloji endüstrisi bize beklenmeyen sürprizler sunuyor. Ancak bu sürprizler favorimiz olan bazı teknolojik ürünlerin sonunu getirebiliyor.

Muhtemelen senenin en büyük bitişi Microsoft’un Windows XP için desteklerini çektiklerini duyurması. Milyonlarca kullanıcı bu durumda kendilerini korumaları gerekip gerekmediği konusunda tereddüt içine düştü. Bir alternatif bulmak ya da Windows 8.1’i kullanmaya devam etmek arasında ikileme düştüler.

Benzer olarak Google da bir sosyal ağ olan Orkut’u sonlandırmaya karar verdi. Orkut ABD sınırları içerisinde başarısız olsa da Brezilya’da sıklıkla kullanılmaktaydı. Google için menüsüne eklediği Google + ile yavaş ilerleyen Orkut sadece geçmişteki başarısızlıklarını hatırlatan bir uygulama haline gelmişti. Şimdi ise tarihe karıştı.

Ancak 2014 senesinin üzücü teknolojik ölümleri sadece bu kadar değil.

IPOD CLASSIC

ipod

Apple Watch ve yeni iPhone’ların çıkması ile Apple, iPod Classic serisini üretmeyi bıraktı. Apple Watch, Digital Crown ile dokunulabilir bir ara yüzle yeni bir dönem başlatmışken iPod Classic üretimden kaldırıldı.
Şimdilerde ise iPod Touch Apple’ın müzik oynatıcı kategorisinde standart bir taşıyıcı durumuna geldi.

FACEBOOK DÜRTME BUTONU

poke
Silikon Vadisi’nde “Eğer Facebook seni elde edemiyorsa, seni kopyalar.” cümlesi kullanılmaktadır. Bu söylemi Facebook’un birkaç uygulamasına yakından baktığınız zaman anlayabilirsiniz, tıpkı Dürtme tuşu gibi.

MSN MESSENGER

MSN

Microsoft’un Skype’ı 2011 yılında alması kullanıcılar üzerinde bazı etkiler yarattı. Bunlardan birisi de Windows Live Messenger olarak kalıplaşan ancak MSN Messenger olarak bilinen uygulamanın yayından kaldırılması oldu. Eski kullanıcılar için uygulamanın sona erdirilmesi birçok anının da silinmesi anlamına gelecek.

ORKUT

Orkut

Google’ın ilk sosyal ağ denemesi olan Orkut ABD’da başarısızlığa uğradı. Ancak beklenmedik bir şekilde Brezilya’da tutunabildi. 2010 senesinde Brezilya’da Orkut Facebook’tan daha popülerdi. Ancak Zuckerberg Brezilya’yı da fethedilecek ülkelere ekleyince 2011 senesinde dengeler değişti.
Google, Orkut’u sektördeki başarısına rağmen Google+’a yoğunlaşmak adına sonlandırma kararı aldı.

XBOX ENTERTAINMENT STUTIOS

Xbox

Microsoft Xbox Entertainment Studio’ları orijinal programlar ( Netflix, Amazon,vb.) yapmayı planladıkları dedikodularından kısa bir süre sonra 18.000 çalışanı olan bu bölümü kapattı. Ancak açık fikirli CEO Satya Nadella’nın en üst seviyeye getirilmesi Xbox Entertainment Studios için güzel bir adımın yeniden atılabileceği umudu veriyor.

WINDOWS XP

windows

Microsoft, Windows XP için desteklerini çekme kararı aldı. Markaya sadık olan kullanıcılar Windows 8.1 için daha iyi bir arayüz hayal ederken diğerleri içinse bu durum hala başarısız bir girişim.

JUSTIN.TV

justinTv

Eğer Justin.tv kullanmıyorsanız sitenin illegal içerikleri alt ağlar aracılığıyla yumurtladığından haberiniz yok demektir. Site büyüdükçe kulağında kamerası ve ağzında sitenin logosu(Twitch) ile akıllarda yer eden kurucu Justin Kan, kendi ana sitesinden dahi daha popüler olmaya başladı. Twitch Amazon tarafından alındıktan birkaç ay sonra Justin.tv ana sitenin sonlandırıldığını açıkladı.

MACWORLD MAGAZINE

macworld

Macworld Apple’la ilgili her şeyin yayınlandığı değerli bir dergiydi. Ancak 2014 eylül ayında basım hayatına veda etti. Ancak derginin editörü derginin internet sitesi üzerinden devam ettirileceğini duyurdu.

NOKIA X

nokia x

Yeni CEO Satya Nadella ile birlikte Microsoft değişiklikler yapma yoluna gitti. Bu değişikliklerden birisi de android tabanlı Nokia X serisini üretmeyi durdurmaları oldu. CEO açıklamasında amaçlarının Nokia X ürünlerinin Windows tabanlı çalışan Lumia haline gelmesi olduğunu açıkladılar.

FLAPPY BIRD

flappy

Flappy Bird’ün kısa tarihi, bilinirliğin her zaman arzu edilen bir şey olmadığını kanıtlıyor. Oyunun yaratıcısı Dong Nguyen oyunun popülerliğinden ve başarının getirdiği baskıdan yorularak oyunu aniden geri çekti. Şubat 2014’te Twitter’da paylaştığı gönderide “Üzgünüm ‘Flappy Bird’ kullanıcıları, 22 saat sonra oyunu geri çekeceğim. Buna daha fazla dayanamıyorum.” yazdı.

Kaynak: mashable

Basılı Fotoğraflarınız Artık Telefonunuzda

heirloom_logo_facebook
Üzeri tozla kaplanmış bir fotoğraf albümünüz mü var? Tüm aile üyelerinizi bir araya getirmeden bir kutu dolusu fotoğrafı nasıl gösterebilirsiniz? Heirloom adlı uygulama akıllı telefonlarınızı kullanarak basılı fotoğraflarınızın yeniden yaşamasını sağlayacak. Basılı fotoğrafı dijitale aktarmada en etkili yol olan tarayıcılar Heirloom sayesinde artık tarihin tozlu sayfalarına karışabilir.

Nasıl Çalışıyor?

Elinize basılmış bir fotoğraf alın, uygulamayı açın ve bu fotoğrafın görüntüsünü alın. Uygulama, fotoğrafın köşelerini fark edip etrafındaki görüntüleri temizleyerek açılar ve bakış açısı arasındaki dengeyi sağlıyor. Böylece birkaç saniye içerisinde elinizdeki fotoğrafın harika bir kopyasına dijital olarak ulaşabiliyorsunuz.

Heirloom 2

Tarayıcının Yerine Geçen Uygulama

CEO Eric Owski, milyonlarca insanın eski fotoğraflarını kolay bir yöntemle dijitalleştirmesi üzerine yaşadığı problemi bu uygulama ile çözdüklerine inanıyor. Görüntüleme Bilim Adamı Willi Gieger ise isteklerini, Instagram tarzı küçük ve düşük kaliteli fotoğrafların dijital ortamda yayınlanmasını durdurmak istemeleri olarak açıklıyor. Yüksek görüntü kalitesi ve bir hikaye anlatması açısından Heirloom farklı bir platform oluyor. CEO Owski, Heirloom uygulamasını sadece hikayeler anlatan bir araç olarak değil ailelerin ve arkadaşların anılarını paylaştıkları bir platform olarak da görmemizi istiyor. Fotoğraflarını bastırmayan birisi için bu programın kullanışlı olup olmadığı sorulduğunda ise arkadaşlarla nostaljik fotoğrafların paylaşılmasının fenomen olduğu bir dönemde yaşadığımızı ve bunun ilham verici olduğunun altını çiziyor. “Halihazırda akmakta olan bir akımın içerisine atlıyoruz.” diye de ekliyor.

Dizaynında minimalistik olan uygulama, fotoğrafları “moments” başlığı altında toplayarak albümler şeklinde organize ediyor. Paylaşılan fotoğraflar gruplar altında görülebiliyor. Fotoğraflar sosyal medya hesaplarında da paylaşılabiliyor. Eski fotoğraflarından dijital bir albüm yapmak isteyenler için bir alternatif olan uygulama bir tarayıcıya göre de zaman kaybını engelliyor.

Kaynak: digitaltrends

Skype Simültane Tercüme Aracı Skype Translator’ı Görücüye Çıkardı

translatorSkype yaptığı açıklamayla birlikte, Skype Translator adını verdiği servisin ilk versiyonunu duyurdu.

Skype Translator, bir Skype konuşması esnasında anlık olarak çeviri yapabilme yeteneğine sahip olacak. Kısacası farklı dillerdeki sesleri algılayacak ve karşınızdaki kişiye sizin sesinizin çevirisini yaparak dinleyicinin kendi dilinde aktaracak.

İlk etapta İngilizce ve İspanyolca arasında çeviri ile başlayan Skype Translator’ın 40’tan fazla dili desteklemesi bekleniyor.Aslında bir beta süreci olarak nitelendirilebileceğimiz bu süreç, Skype Translator’ın ne kadar başarılı olduğunu da gösterecek. Eğer Skype Translator için işler iyi giderse, Skype dünyada “sınırları kaldıran” bir işi de ortaya koymuş olacak.

Dil bilme zorunluluğunu ortadan kaldıran güncellemesi sayesinde artık karşıdaki kullanıcının dili ne olursa olsun, onunla bir Skype toplantısı yapmak mümkün olacak.

Skype, bu yeni teknolojiyi denemek için iki okula gitmiş ve onlardan Skype Translator’ı denemelerini istemiş. Yapılan demo videoda, birisi ABD’nin Tacoma eyaletinde olan Stafford ilköğretim okulu birisi de Meksika’da Mexico City’de bulunan Peterson ilköğretim okulu öğrencileri Skype bağlantısı gerçekleştirerek konuşuyor. Meksika’daki öğrenci İspanyolca konuşurken, karşısındaki öğrenci İngilizce konuşuyor. Bu noktada Skype anlık çeviri ile birbirlerinin dilini bilmeyen bu iki çocuğu birbiriyle anlaşır hale getiriyor.

Kaynak: webrazzi