Spotify video servisi açılıyor!

Spotify’ın video servisinde çalışmalar tamamlandı, bu hafta yayına giriyor.

Spotify-Online-Video-Plans

 

Geçtiğimiz Mayıs ayında müzik kütüphanesinin yanına video ve podcast gibi farklı içerikleri de dahil etmeye başlayacağını duyuran Spotify, video ürününü bu hafta kullanıcılarına sunmaya başlıyor.

Şirketin WSJ’a yaptığı açıklamayla doğruladığı gelişme öncelikle Android ve sonraki hafta iOS uygulamalarını kapsıyor. Video servisinin önce ABD’ye ve ardından Birleşik Krallık, Almanya ve İsveç’e açılması planlanıyor.

Spotify’ın video servisiyle ilgili bildiklerimiz ise henüz sınırlı. Yalnızca mobilde sunulması planlanan video servisinin haber, komedi, eğlence gibi farklı kategorilerde kısa videolar içermesi bekleniyor ilk etapta. Spotify bu içerikler için ABC, BBC, Vice Media, Slate, TasteMade gibi onlarca yayıncıyla iş birliği yaptığını paylaşmıştı daha önce.

 

Twitter pre-roll reklamlar artık daha uzun!

Twitter, son güncellemeyle birlikte 30 saniyelik pre-roll reklamları kullanıma açtı.

twitter-dollar-signs-money-ss-1920

 

Twitter artık daha uzun pre-roll video reklamlarına sahip. İlk çıkan 6 saniyelik standart reklamların ardından 30 saniyeye kadar çıkabilen reklamlara büyük bir atlayış gerçekleşti. Daha uzun reklamlar, hemen ardından gelen atlama opsiyonunu da beraber getirdi. Böylece  pre-roll videodan nefret edenlerden gelecek potansiyel yansıma kısıtlanacak. Medya partnerlerinin, içerik üreticiler ve Twitter arasında paylaştırılan reklam alanı olan 2 yıllık Amplify programı üzerinden gönderdiği videoların önünde gösterilecek.

2016’da etkili olacak 10 mobil trend

2016 yılında etkili olacak mobil trendler belli oldu; 2016 mobilin yılı olacak.

mobile-2016-940x470

 

Instagram reklamları

Instagram reklamları yakın zamanda genele yayıldı, bu alanda daha çok ciddi atılımların gelmesi öngörülüyor. Reklamlarınız için Facebook’u da başarılı bir şekilde kullanabilirsiniz ancak çoğu ajansın bunu Instagram pazarında harcama amacı var ve bu pazara daha çok eğilim olacağını düşünüyorum. Çoğu şirket neden bir fotoğraf paylaşım uygulamasında olması gerektiğini henüz kavramış değil.

Ulaşılmak istenen kitle Instagram’da ve o kitleye ulaşmanın en kolay yolu şu anda ücretli reklamlar. (Durum bu kadar net aslında.) Instagram’da herhangi bir paylaşımınıza link veremiyor ve kullanıcılarınızı bi yere direkt olarak çekemiyordunuz. Artık reklam platformu sayesinde bunu yapabilirsiniz. Sitenize veya uygulamanıza gönderebilirsiniz.

Mobile Video Reklamları

Mobile video reklamları hızla büyüyor. Video, hem masaüstü hem de mobilde en büyük dijital reklam formatı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Özellikle mobil, önümüzdeki bir kaç yıl içinde dijital reklam yatırımlarının en güçlü kalemi olacak. Mobil üzerinden gerçekleşen video seyretme oranları arttıkça reklamcılar da videolarda reklam spotu kapmak için birbirleri ile yarışıyorlar. 5 yıl sonra 2020 yılında masaüstüne göre mobil video reklam gelirleri üç kat daha fazla artacak ve 5 yıl içerisinde yıllık ortalama %21,9 oranında büyüyerek 2020 yılı sonunda 13,3 milyar dolara ulaşacak.

Mobil Ödeme

Mobil ödeme 2016 yılında büyük bir talep görecek. Yapılan araştırmaya göre 2019 yılına kadar mobil ödemenin 142 milyar dolara ulaşması bekleniliyor. Bununla beraber mobil ödemeler için markalaşma ve uygulamalarında büyümesi öngörülüyor.

Doğal reklamlar

Doğal reklamlar, 2016 yılında mobil pazarlamayı etkisi altına alacaktır. Şirketler ile müşteriler arasında karşılıklı güven oluşmasını ve reklamlarda daha yüksek etki yaratılmasını sağlayan doğal reklamlar gün geçtikçe güçlenecek. Amerika da medya müşterilerinin %73’ünün önceliği doğal reklam yatırımlarından oluşuyor. 2018 yılında doğal reklam harcamalarının 21 milyon dolara ulaşması bekleniyor.

Kişiselleştirme ve reklamlar

Teknoloji şirketlerinden en büyük dördünün (Google, Apple, Facebook ve Bing) şuan ki eğilimleri ağırlıklı olarak sanal asistan üzerine yoğunlaşmış gözüküyor. Apple’ın Siri, Google’ın Google Now, Bing’in Cortanası var ve şimdide Facebook’da Facebook M’i test ediyor. Bu şirketlerin amacı en iyi kişisel asistanı yaratmak. Haliyle sizin hakkınızda özel, kişisel bilgiler toplayıp bu verileri size özel reklamlar sunmak için dört gözle bekliyorlar.

Tek tip tasarım içeriğinin sonu

Birçok kişi mobile kullanıcı dostu uygulamalar yaparak kullanıcı deneyimini geliştireceğini konuşuyor. Bunu gözümüzde çok büyütüyoruz, bu basitçe kişilerin içeriğinizle nasıl bir etkileşim halinde olduğunu çözmenizle alakalı. Bunun için “kullanıcı deneyimi – user experience” konusu ortaya çıkıyor ve artık bu alana yatırım yapmalısınız. Bunu yapmaya başlayanlar öne geçecek ve şimdi yapmayanlar 2020 yılında pazardan silinmek üzereyken başlayacak ama çok geç olacak.

Şirketlerde uygulama isteği eğilimi

Şirketler artık web sitelerini mobil cihazlara uyum sağlamaya çalışacağına uygulamalara yönelerek hedef kitlesini de bu alanı kullanmaya teşvik ediyor. Uygulamalar sadece hoş durduğu için değil aynı zamanda kullanıcıların birçok işlemini gerçekleştirebilmesine olanak sunuyor. 2016 yılında daha çok şirketin uygulama geliştireceğini söylemek yanlış olmaz.

Mobile deneyimlerin aktarılması

Kullanıcıların cihazlarına ve kişisel bilgilerine özel kampanyalar 2016 yılında çok popüler olacak. Günümüz müşterileri kendilerinin her yerde önemsenmesini istiyor, bu yüzden ihtiyaçlarını gerçekleştirmek gerekiyor ve kendilerine kişisel alanlar yaratmamız lazım. Mobil Pazar gelecek demek ve bu nedenle kişiselleştirilmiş reklamlar sayesinde onları kendimize bağlamalıyız.

Doğal sosyal e-ticaret entegrasyonu

Sosyal ağlarda (Instagram, Pinterest, Snapchat) doğal sosyal e-ticaret entegrasyon eğilimi 2016 yılında daha da artacak. Marka ve geliştiricileri e-ticarete yeniden şekil vererek sosyal topluluklar ve perakendeciler için anlık erişim sağlanarak büyük fırsatlar yaratacaktır. Artık sosyal ağlardan çıkmadan daha kişiselleştirilmiş şekilde alışveriş deneyimi yaşayacağız ve bu de eticaretin bazı dinamiklerini değiştirecek.

Snapchat

Çoğu kişinin Snapchat’in ne kadar başarılı olduğundan haberi olduğunu sanmıyorum. Artık gençler Facebook veya Instagram kullanmıyor daha çok ebeveynler kullanıyor. Snapchat’te büyük şirketlerden biri olma yolunda ilerliyor. Bunun etkisini 2016 yılında daha çok göreceğimizi zannediyorum. Ayrıca Snapchat’in lokasyon bazlı reklamlara da başlayacağını düşünüyorum. Artık yeni yıldız Snapchat.

Avea ve TTNET markaları Türk Telekom altında birleşti!

Avea, TTNET ve Türk Telekom markaları entegrasyon sürecini tamamladı ve tek marka altında birleşti.

Untitled-1

 

İletişim operatörü Türk Telekom, entegrasyon sürecini tek marka ile devam ettiriyor. Avea ve TTNET markalarını ‘Türk Telekom’ markası altında birleştiren şirket, bu markaları artık kullanmayacak. Marka birleşmesini; işgücünde hiçbir kesintiye gitmeden, servislerde herhangi bir aksama yaşamadan tamamladıklarına dikkat çeken Türk Telekom CEO’su Rami Aslan bu sayede, artık çok daha fazla hareket halinde olan müşterilerine hrhangi bir yerden dünyaya bağlanma imkanını, birden fazla cihaz ve hizmet kanalıyla sunabileceklerini vurguladı. Tek marka altında birleşen Türk Telekom’un müşterileri; mobil, internet, ev telefonu ve TV hizmetlerine artık tek mağazadan, tek çağrı merkezinden ve tek internet sitesinden erişecek.

Bu büyük gelişme, sosyal medyada da haftanın konusu oldu.

Google Apple’a 1 milyar dolar ödedi

Google, iPhone’da kalmak için 1 milyar dolar ödedi

iPhone-Google

 

Apple ile Google arasındaki güç rekabetine ve işbirliğine dair önemli bir bilinmeyen açığa kavuştu.Bloomberg‘in haberine göre Google, 2014 yılında iOS üzerinde arama motoru olarak kalabilmek için Apple’a 1 milyar dolar ödedi.

Söz konusu rakam Apple ve Google tarafından her zaman gizli bir bilgi olarak tutulmuş ve basınla paylaşılmamıştı. Ancak Google’ın Java üzerinden Oracle ile devam eden dava sürecinde edinilen bir detay sis perdesini aralıyor.

Dava dosyalarında dile getirildiğine göre Apple ile Google arasında yüzde 34 oranında bir gelir paylaşımı için imzalar atılmış. Bu oranın Google’ın kendine ayırdığı olduğu oran mı yoksa Apple ile paylaştığı oran mı olduğu net olarak belirtilmemiş ama Bloomberg rakamın 1 milyar dolar olduğu yönünde görüş bildiriyor.

Uygulama mağazalarında en hızlı büyüyen ülkelerden biri: Türkiye!

App Annie’nın raporuna göre Türkiye, 2015’te uygulama mağazalarında en hızlı büyüyen ülkelerden biri oldu.

s-42ef21e25f71fd85080ff400f33791afd6e8f508

Mobil uygulama dünyasına odaklanan analitik servisi App Annie, 2015 yılı raporunu yayınladı. Raporda App Store ve Google Play hakkında önemli veriler var.

Amerikalı App Annie bildiğiniz gibi bu alanda en önemli girişimlerin başında geliyor. Daha önce Avrupalı Distimo‘yu ve Kanalı Mobidia‘yı satın alarak güçlenmiş ve dünya genelinde 13 farklı ofisle hizmet vermeye başlamıştı.

App Annie, 2015 yılında da Google Play ve App Store arasındaki indirme sayısı ve gelir dağılımının değişmediğini gösteriyor.

App Annie, Google Play’in ülkeler bazındaki hızlı büyüme rakamlarında Brezilya, Hindistan ve Endonezya’dan sonra Türkiye’nin adına yer vermiş. App Store ve Google Play’e birlikte bakıldığında Türkiye özelindeki indirme sayıları 1,3 kat artmış.

Whatsapp artık tamamen ücretsiz!

Whatsapp, son yaptığı açıklama ile yıllık kullanım ücretlerini kaldırdığını açıkladı.

whatsapp-iliski-940x470

WhatsApp’ın kurucusu Jan Koum, bugün Münih DLD‘de  Facebook’un satın aldığı mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın 99 cent olan yıllık kullanım ücretini kaldırdığını açıkladı.

Hizmet akıl almaz bir popülerliğe ulaşmış durumdayken (aylık 900 milyon aktif kullanıcı) Koum ödeme zorunluluğunu kaldırmanın daha da fazla büyümeye yol açacağını ifade ediyor. Bir yıllık bir hizmet için çok da ciddi bir ücret değil fakat bu durum kullanıcıların dosyaya geçirilmiş kartlı ödeme sistemi anlamına geliyor.

Öncesinde bir kullanıcının ilk yılı ücretsizdi ancak onu takip eden yıllardan ücret alınıyordu. Şimdi ise bir yıldan fazla kullanan kullanıcılardan hiç bir ücret alınmıyor.

Yaratıcı Brief Nasıl Olmalı?

Bilindiği üzere, Firestartes “Think With Google” kapsamında her ay etkinlikler düzenlemekte ve bu etkinliklere reklamcılığın duayenleri katılmakta. Aralık ayında düzenlenen etkinlikle ise sürekli online olduğumuz yeni dünyada(always-on world) ‘yaratıcı brief nasıl verilir’ konusu gündeme geldi. Etkinliğin sonucunda Firestarters bir makale yayınladı. Buzz Interaction olarak biz de bu makaleyi Türkçe’ye çevirdik. İyi okumalar.

how-should-creative-brief-change-in-always-on-world-bn

Always-on Dünyada Yaratıcı Brief Nasıl Olmalı? 

Firestarters’ın bu bölümünde tasarımcılara hiç de uzak olmayan bir konuyu ele aldık: yaratıcı brief. Sektörün önde gelenleri, “Always-on” dünyada projelerini yürütmek için yaratıcı brief’i ajanslarına nasıl entegre ettiğini anlatıyor.

Her an online olduğumuz olduğu bu çağda reklamcılık daha atik, daha yararlı ve konuyla alakalı olma yönünde tamamen değişti.  Buna rağmen yaratıcı çalışma ve yaratıcı brief büyük oranda aynı kaldı.

Şimdi gelişim zamanı! Brief, artık var olmayan bir dünya için tasarlandı: markaların yaratıcılık ve zekilikle insanların dikkatini kolayca çekebileceği nadir medya dünyası için… Şimdiyse insanlar sınırsız medya seçeneklerine sahip. Kullanıcı yüzlerce gerçek zamanlı ve amaca odaklı mikro-an’lar yaşıyor. Dikkat çekmek, sempati ve para kazanmak için reklamcılık yaratıcı ve amaca uygun olmalı. Peki, bu noktaya ulaşmak için yaratıcı brief ne yönde değişmeli?

Google Firestarters serisinin bir parçası olarak önde gelen ajansların (Droga5, Deep Focus, Betaworks) liderlerlerini ve müşterilerini (Mondelez), brief’i bu yeni dünyaya nasıl adapte ettiklerini anlatmaları için bir araya topladık. İşte size brief’in ve tetiklediği yaratıcı sürecin nasıl olması ve nasıl evrimleşmesi gerektiğiyle ilgili birkaç ipucu:

1.      Üç Kişiden Oluşan Takımlarla Çalışın

Yaratıcı çalışmayı ne öldürür? Genellikle yaratıcı ekibin haftalar ve aylarca gayret heba etmesine neden olan değerlendirmeler. Mondelez’in Başkan Yardımcısı ve Global Strateji Direktörü Eliza Esquivel, marka tarafına geçtikten sonra büyük firmaların, süreci sistematize ederek başarıya ulaştıklarını gördü. Ancak “gereğinden fazla şablon, mutfakta gereğinden fazla aşçı, gereğinden fazla onay süreci yüzünden tayfanın başarılı yaratıcı çalışmanın eşiğinde yığılıp kaldığını” söylüyor.

Mondelez bunun yerine, brief veren, karar veren ve tüm işi yaratan üç kişilik ekiplerle çalışıyor. Ekipteki iki kişi Mondelez’in ekibine dahil olan stratejist ve marka yöneticisinden oluşuyor. Üçüncü kişi ise kreatif veya mühendislik ekibinden biri oluyor.

Esquivel sürecin “tasarlayan ve deneyimleyen üç kişi arasındaki iletişimle başladığını ve problemi belirleyip doğru insanlarla çözmelerini sağladığını” söylüyor.

Bu sistem yalnızca yaratıcılığın geliştiği bir ortam yaratmakla kalmayıp, onay süreçlerinin süresini ve karmaşıklığını azaltıyor ve aynı zamanda Mondelez’in işi pazara çok daha hızlı sürmesini sağlıyor.

2.      Reklamınız İçin Mini Yaratıcı Brief’ler Geliştirin

Çok fazla fikir odaklanmanıza engel olur. Birçok ajans bu durumu, kampanyanın ana fikrini oluşturacak tek bir brief kullanarak çözüyor. Fakat bazen yeni parçalar ve yan projeler faydalı olabiliyor. Droga5’ın izlediği süreç, tek bir ana fikrin, kampanyanın her parçasına hizmet etmediğinden emin olmak üzerine kurulu.

Droga ekipleri mini brief’ler geliştirmek için müşteri yolculuğu hakkındaki verileri kullanıyorlar. Böylece her mini brief, belirli bir satın alma davranışına odaklanarak ana fikre ulaşan bir merdiven oluyor. Droga5’ın strateji direktörü Chet Gulland, tek büyük brief’i sabit bırakıp, altında gelişen mini brief’lerin esnek olmasına olanak sağlayarak çalışmanın en iyisi olduğunu söylüyor.

“İlk etapta tüm bu mini brief’lerin nasıl olacağını belirlememiz gerektiğini düşündük. Sonrasında esnek ve gerçekten basit olmalarına karar verdik” diyor. “Sosyal medyada işe yarayacak bir fikre ihtiyacımız var” cümlesi bir brief olamaz. Yeni minik fikirlerin gelişmesini sağlayacak fikirlere ihtiyacımız var.”

Droga5, Prudential ile çalışırken ekip,” Prudential Amerika’yı finansal yönden akıllı kılıyor” fikri üzerine odaklanmıştı. Bu çekirdek fikir, pek çok modüler kampanya elementleri oluşturdu. Sonuncusu, emeklilik birikimini ulusal bir konu haline getiren Washington D.C’deki Run 4.01K yarışı oldu. Gulland, Run 4.01K’ı yaratmak için 50 mini brief kullandıklarını söylüyor.

“Sosyal deneyimden, web sitesindeki kayıt sayfasına kadar her çalışmanın ayrı bir brief’i vardı. Her bir çalışma kullanıcı analizleri ve bizim nasıl hissetmek ve nasıl görmek istediğimize göre şekillendi. Yaratıcı ekip büyük fikri baz alıp, sürecin her bir noktasında kullanıcılara ne yaptırmak istediğimize odaklanarak çalıştı.”

Deep Focus’un kurucusu ve global başkanı Ian Schafer bu metodu onayladığını söylüyor ve büyük brief’in pek çok çeşitlilikte uygulamalar ve fikirler geliştirecek kadar geniş olması gerektiğini ekliyor.

3.      Yayından Sonrasını Planlayın

Yayına girdikten sonra planlar çok çabuk değişir. Mobil video ve sosyal medyanın yarattığı ortam sayesinde kampanyalar always-on tüketicilerin real-time konuşmalarına dönüşüyor. Droga5 brief sürecini, çalışmaya gelecek muhtemel reaksiyonları ve markanın diyaloğa nasıl katılabileceğini düşünmek için de kullanıyor.

Gulland ve ekibi farklı senaryolar oluşturuyor ve markanın her birine nasıl cevap verebileceğini belirliyorlar. İnsanların işi gerçekten sevmeleri veya kampanya ile ilgili sıkıntı duymaları durumlarına göre plan yapıyorlar. Takım, ani tepki vermek yerine bir sonraki adımı düşündüğü zaman fikir daha iyi hale geliyor.

Honey Maid için yarattıkları “This is Wholesome” kampanyasına gelen tüketici tepkileri çeşitlilik gösteriyordu. Kampanya siyahi – beyaz ve eşcinsel evlilikleri öne çıkarmıştı ve ekip yayından sonra gelebilecek farklı hassasiyetler ve tepkilere göre plan yapmıştı. 

Pek çok insan kampanyayı sevdi fakat marka cevap vermelerini gerektirmeye yetecek kadar ırkçı yorum da almıştı. Yayın sonrası planları sayesinde Droga hazırdı. Gulland “En başından beri sert bir tepki alacağımızı biliyorduk ancak geri dönmeyecektik. Asıl kampanya yayına girdikten bir hafta sonra hazırladığımız videoda, nefreti alıp sevgiye dönüştürdük.

https://www.youtube.com/watch?time_continue=19&v=cBC-pRFt9OM

“Bu video kampanyanın en etkileyici yanıydı ve reklamın en fonksiyonel halinin diyalog olduğunu gösteriyordu. Sanki bu fikri gerçek zamanlı olarak, o anda vermişiz gibi hissettiriyordu ama tüm bunları planlamıştık. Tüm kampanyalarımızda kültürel açıdan olabilecekleri ve bizim bunu nasıl ele alabileceğimizi planlıyoruz.”

4.      Üretmeye Daha Çok Zaman Ayırın

Bazı ajanslar brief’i kullanarak işe başlamak ve kampanya geliştirmek yerine yaratmaya başlayıp neler olacağına bakıyor. Betaworks’un kreatif direktörü James Cooper “Biz sadece yapıyoruz ve bizi nereye götüreceğine bakıyoruz.”

İnsanlara hava durumunu bildiren komik mail ve mesajlar atan Poncho, bu süreçten çıktı.

“New York’ta küçük bir kullanıcı grubuyla başladık ve komşu şehirlere yayıldık” diyor Cooper. “Bu test süreci, ulusal olmadan önce üslubumuzu bulmamıza ve ne tarz şakaların işe yaradığını anlamamıza yardımcı oldu.”

Copper, Poncho’nun oldukça faydalı olduğunu söylüyor. Kültürel farkındalığı sayesinde insanların bağ kurabileceği ve aynı zamanda bilgi veren bir sistem… Tüm bu çalışma, Betaworks’te masanın başında oturup akıllarına gelen fikri geliştirmeye çalışan bir grup insandan çıktı. Brief süreci (eğer bu şekilde tanımlayabilirsek) oldukça kısa sürdü.

Betaworks ismini, beta fikirden ve leri test etme sürecinden alıyor. Yani resmi bir brief süreci yerine desteyi sürüyor, değişiklikler yapıyor, araştırıyor ve daha fazla değişiklik yapıyor, diyor Cooper. “Ürünü yapıyor, ortaya koyuyor ve insanların onun hakkında neler söylediğine bakıyoruz.”

“Onları değiştiriyoruz; bazen öldürüyoruz. Bazen de büyüyorlar ve biz de onlara daha çok kaynak ayırıyoruz.

Yaratıcı Kampanya Stratejisi İçin Sürece Odaklanın

Katılımcılarımızın hepsi brief nasıl bir araya gelirse gelsin esnek, çabuk reaksiyon verebilen ve süregiden bir süreç olması gerektiği konusunda hemfikir. Yaratıcı brief sürecinin ekibinize hizmet etmek için evrilip evrilmediği konusunda zaman harcadığınızdan emin olun.

 

Retina Summit 2016 gerçekleştirildi!

Bayer’in koşulsuz katkılarıyla düzenlenen ve Buzz Medikal’in konsept, tasarım ve mobil uygulama ile desteklediği Retina Summit 2016, geçtiğimiz hafta başarıyla gerçekleştirildi.

R_sunum_cover

Bayer’in Koşulsuz desteğiyle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı adına düzenlenen, Retina Summit 2016 265 doktor katılımıyla gerçekleşti. Retine Summit 2016, retinaya bağlı tüm tedavi yöntem ve seçeneklerinin baştan sona konuşulduğu bir lansman olan ve Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen katılımcılarla iki gün süren oftalmoloji zirvesidir.

Buzz Medikal, Retina Summit 2016’da tüm konsept ve tasarım çalışmalarını, logo çalışmasını, konsept tasarım uyarlamalarını, katılımcıların paneller sırasında soru sorabileceği, yorum yapabileceği, notification aldıkları, ortak uygulama havuzuna fotoğraf yükleyebildikleri ipad uygulaması gibi hizmetlerde bulundu.

Periscope, Twitter’da izlenecek!

Periscope, Twitter’ın yayın akışından izlenebilecek.

1-Xlx9QnARK0ydlpQ_gZMDcw-940x470

 

Twitter’ın bir süre önce satın aldığı ve dünya genelinde kullanıcı sayısı hızla artan Periscope, artık Twitter’dan canlı yayın yapabilecek. iOS ile başlayacak sistemde Periscope yayınları doğrudan uygulamanın akış bölümünde yer alacak. Bu sayede kullanıcılar canlı yayınlara doğrudan erişim sağlayabilecek.