Apple’dan artırılmış gerçeklik atılımı!

Apple, artırılmış gerçeklik destekli akıllı gözlük geliştiriyor.

apple-iphone-7-ilk-dedikodular

Apple’ın akıllı gözlüklere olan ilgisi düşünülenin aksine Google Glass’ın bile öncesine gidiyor. 2013’te yaptığı bir röportajda iPod birimi eski başkanı Tony Fadell, Apple’ın 2006’nın başında iGlasses projesi üzerinde çalışmaya başladığını söylemişti. Ancak proje, şirketin iPhone ve iPod’lara yoğunlaşmasıyla birlikte yarım kalmıştı. Geçen on yılın ardından eski defterleri açan Apple, projeyi yeni bir yaklaşımla tamamlamak için çalışmalara başladı.

Bloomberg’in haberine göre bir akıllı gözlük projesi üzerinde çalışan Apple, giyilebilir teknolojiler alanındaki açılımını Apple Watch ile sınırlamak istemiyor. Henüz keşif aşamasında olan akıllı gözlükle ilgili sızan bilgiler arasında cihazın iPhone’a kablosuz bir şekilde bağlanacağı, görüntü ve telefon ekranındaki diğer bilgileri doğrudan gözünüzün önüne getireceği var. Cihazın Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojisini kullanabileceği de belirtiliyor.

Apple’ın çalışmalar konusunda ne kadar ileri gittiği sorusuna cevap, şirketin henüz yolun başında olduğu. Konuya yakın kaynaklar Apple’ın gözlük projesi için tedarikçilerle görüşmelere başladığını ve sınırlı sayıda ekranı test için sipariş ettiğini söylüyorlar. Apple’ın deneme sürecini başarıyla tamamlayıp, gözlükleri ürünleştirmeye karar vermesi durumunda, yeni cihazını en erken 2018’de tanıtması bekleniyor.

Hype etkisinden sonra akıllı gözlükler için doğru zaman geliyor

Son birkaç yıllık süreçte Google Glass’ın etkisiyle akıllı gözlükler alanında büyük bir hareketlilik gördük. Projenin gözden düşmesi ve Google’ın Glass’ı sil baştan ele alma kararıyla birlikte akıllı gözlükler hype etkisinden arınmaya başladı. Yani piyasaya gerçekten kullanışlı bir ürün sunmak için doğru zaman gittikçe yaklaşıyor. Apple’ın akıllı gözlüğünün bu nedenle çöpe giden çok sayıdaki projeye göre başarılı olma şansı daha yüksek.

Buna karşın şirketin akıllı gözlük geliştirme kararı, göreve geldiği ilk günden beri yeterince inovatif ürünler geliştirememekle eleştirilen Tim Cook’a beklediği takdiri getirmeyebilir. Zira Apple’ın AR destekli gözlükleri, Sanal Gerçeklik (VR) potansiyelini keşfetmeye başlamış Samsung, Google ve diğer takiplerine bir cevap niteliğinde olacak. Apple’ın yeni gelişmekte olan teknolojilere tipik yaklaşımı, rakiplerinin önce davranmasını bekleyip, süreç içinde satın almalar yaparak, çıktığı anda en iyi ürünü piyasaya sunmak. Apple’ın bugüne kadar alternatif gerçeklikler üzerinde çalışan en az üç girişimi (2013- PrimeSense; 2015-Metaio ve 2016-Flyby Media) satın aldığını biliyoruz. Apple’ın AR uygulamalarının kullanıcı deneyimi konusunda yeni bir standart belirlemesi bu nedenlerle olası.

Sızan haberlerde bahsedilmese de halihazırda sürücüsüz otomobil projesi Apple Car üzerinde çalıştığını bildiğimiz Apple, akıllı gözlüklere bu proje içinde de yer vermeyi düşünüyor olabilir. Kullanıcıların tamamen mobil hale gelmesinde telefon ekranına bakma zorunluluğunun ortadan kalkması önemli bir eşik olacak gibi görünüyor.

Instagram Stories’de 3 ayrı yenilik birden!

Link tıklama, mentionlama ve Boomerang özellikleri artık Stories’de.

instagram-stories-940x470

Instagram’ın Hikayeler özelliği giderek gelişiyor ve çok önemli bir hale geliyor. Şimdiye kadar sadece kısa video ve fotoğraflar paylaşılan ve üzerine yazı yazma, çizim yapma gibi imkanlar sağlanan Instagram Hikayeler, artık çok daha işlevsel.

Boomerang:

Instagram’ın dün blogunda duyurduğu yeniliklerden ilki Boomerang. Artık Stories eklerken aşağıda bulunan Boomerang seçeneği sayesinde gif’ler oluşturup paylaşabilirsiniz. Ayrı bir uygulama ile Instagram’da da bu tür paylaşımlar zaten yapılıyordu fakat artık ek bir uygulamaya ihtiyaç duymadan Stories olarak paylaşabilirsiniz.

tumblr_inline_ogdtzvesgy1svf3j7_540

Mention: 

Stories paylaşırken birilerine dokunmak, onlara yönlendirmek gerçekten ihtiyaç haline gelen bir şeydi. Instagram da bunu farketmiş olacak ki artık Stories paylaşırken kişileri bir bakıma etiketlemenize imkan veriyor. Bu sayede en basit örnek ile fotoğrafını paylaştığınız bir kişinin hesabını “@” ile ekleyip ona yönlendirebilirsiniz. “@” yazdıktan sonra tıpkı içerik eklerken olduğu gibi kişi isimleri geliyor ve oradan seçiyorsunuz veya kendiniz kullanıcı adını yazarak ekliyorsunuz.

Bu özellik ayrıca çok güzel bir reklam modeli de olacaktır, özellikle de fenomenler için.

tumblr_inline_ogdu0c1fjo1svf3j7_540

Link Ekleme: 

Instagram’ın ısrarla içerik alanında izin vermediği tıklanabilir link konusu Stories ile biraz zayıflamış görünüyor. Henüz çok kısıtlı bir kitleye açılmış olsa da umuyoruz ki yakında herkes Stories’a tıklanabilir bir link ekleyebilecek. Bu sayede aşağıdaki görselde de olduğu gibi bir blog yazınıza veya başka bir şeye yönlendirme yapabileceksiniz.

Stories bu özellikler sayesinde yükselişini sürdürecek gibi. Instagram’ın gerçek içerik paylaşım alanında ve like sayılarında bir azalmaya neden olmuş olsa bile gelecekte Stories’ın önemi artacak gibi görünüyor. Bir sonraki yenilik olarak ise Stories’a daha uzun video içerikleri ekleme imkanı sağlanması da ayrı bir güzellik olurdu.

Google nostaljiyi dijitale taşıma peşinde!

Google, yeni uygulaması PhotoScan ile eski fotoğraflarınızı dijitalleştiriyor.

google-photo-scan

Arama motoru devi Google karşımıza yine yeni bir uygulamayla çıkarak, kenarda köşede kalmış eski fotoğraflarımıza gözünü dikti. Uygulama arşivdeki basılı fotoğraflarımızı tarayarak dijital ortamda da saklayabilmemize imkan sağlıyor. PhotoScan adlı mobil uygulama sayesinde, telefonunuz bir tarayıcı özelliği görüyor. Kullanıcılar eski fotoğraflarını bu uygulama aracılığıyla yaparken, PhotoScan uygulaması kendi teknolojisi sayesinde fotoğrafların en doğru renkler ve en doğru kalitede dijital ortama aktarılabilmesini sağlıyor.

PhotoScan uygulamasının en önemli özelliği taradığı basılı fotoğraflardaki kusurları da teknolojisi sayesinde anlayarak düzeltebilmesi ve doğru renklendirmelerle dijital ortamda saklanmasını amaçlıyor. Google Photos uygulamasıyla entegre çalışan bu uygulamada fotoğraflarınızı dijitalleştirdikten sonra onları kütüphanenizde kategorilendirmeniz de oldukça kolay bir hal alıyor.

PhotoScan uygulamasının hem Android sürümü hem de iOS sürümü aynı anda piyasaya çıkmış ve uygulama ücretsiz olarak indirilebiliyor.

2017’ye Damga Vuracak Dijital Trendler

2017 yılında öne çıkması beklenen dijital trendler belirlendi.

2017-dijital-trendleri

Live streaming videolar

İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

Sosyal medyada süreli içerik zamanı

Kullanıcıların birebir olarak yönlendirdikleri ve arşivlenen içeriklerle dolu bir sosyal medya ağlarını artık unutmanın vakti geldi. Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam ediyor. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

Sanal gerçeklik deneyimi

Pazarlama uzmanları uzun zamandır, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacaklarını bulmaya çalışıyorlar. Son dönemde teknolojisi iyiden iyiye artan sanal gerçeklik, bu alanda yepyeni bir yol açmış gibi duruyor. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesi ve hissedilmesi ile birçok kurum müşteri ile daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek. Pazarlamacılar, müşteri deneyiminin en uç noktaya çıkarıldığı sanal gerçeklik ile yepyeni bir mecra ile daha yakından tanışmaya hazırlanıyorlar.

Yeni reklam mecrası; Mesajlaşma aplikasyonları

MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Facebook’un Mobil Messenger’ı, Snapchat, WeChat gibi uygulamalar artan mobil kullanımıyla birlikte her geçen gün yaygınlaşmaya devam ediyor. 2017 yılında bu uygulamaların sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor. Mobil uygulamaların artması ile birlikte hızla yükselecek kullanıcı sayısı da şimdiden medya satın almacıların iştahını kabartıyor. Yakın zaman önce Snapchat’te reklam döneminin başlaması, Whatsapp’in paralı ilanlara olan bakış açısını biraz yumuşatması bu trendin göstergeleri.

Bulut servisleri üzerinde pazarlama

Bulut uygulamaları 2016 yılına damgasını vurdu. Birçok kurum pazarlama, satış, lojistik, insan kaynakları gibi faaliyetleri bulut uygulamaları ile yönetmeye başladı. Üstelik sadece kurumlar değil, akıllı telefonlardaki geniş bant internet kullanımının artması, bu alan üzerinde yapılabilecek pazarlama çalışmaları için de ışık tutuyor. Bir adım ileriye giden uzmanlar, yapay zeka ile bulut servislerini üzerinde neler yapılabileceği üzerinde çalışmalar yapıyorlar.

Fijital pazarlama

Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 2 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, tüketici ve marka arasında oluşan ekosistem içerisinde fiziksel ve dijital pazarlama dünyalarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

AstraZeneca ve Buzz Medikal İş Birliğiyle: AZ Diyabet Çok Sağlık

Buzz Medikal olarak; 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında AstraZeneca ile beraber önemli bir şirket içi farkındalık projesine imza attık.

astrazeneca7-1

Diyabetle mücadelenin ilk adımının diyabet hastalarını anlamak olduğu fikrinden yola çıktık ve her gün düzenlediğimiz farklı bir aktiviteyle diyabet hastalarının gündelik yaşamlarını anlamaya çalıştık!

Yolculuğumuza AZ diyabet Çok Sağlık diyerek başladık…

Sağlıklı beslenme, egzersizin önemi gibi diyabetle yaşamanın temel konularında hayata geçirdiğimiz aktivitelerin ardından tüm çalışanları kan şeker ölçümüne davet ettik. Ardından diyabetin yol açabileceği görme bozuklukları için özel bir VR uygulaması tasarladık. Böylece çalışanlara gerçeğe yakın bir deneyim yaşattık.

AstraZeneca ve Buzz Medikal iş birliği ile AZ Diyabet Çok Sağlık yolculuğumuz bir hafta sürdü, ama uzun süre unutulmayacağını umuyoruz.

Etkinlikten bazı kareler;

astrazeneca6

az_ddg_vr1

az_ddg_vr9

‘Diyabeti Tanı, Gözünü Koru’ Farkındalık Kampanyası Lansmanı Yapıldı

Lansmanda önce çıkan motto: Tehlikeyi Görmezden Gelmeyin, Yılda 1 Kez Göz Kontrolünden Geçin!

022f8-diyabeti-tani-gozunu-koru

Bayer’in koşulsuz desteği ve Türk Oftalmoloji Derneği iş birliğiyle Diyabetik Retinopati’ye dikkat çekmek için hayata geçirilen ‘’Diyabeti Tanı Gözünü Koru’’ farkındalık kampanyasının lansmanı 9-13 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 50. Ulusal Oftalmoloji Kongresi’nde bir basın toplantısı ile yapıldı.

Buzz Medikal ailesi olarak, diyabet hastalarının yılda 1 kez göz muayenesi yaptırarak Diyabetik Retinopati’den korunmalarına öncü olacak bu uzun soluklu farkındalık kampanyasının parçası olduğumuz için mutluyuz.

glp_0465

WhatsApp’ta görüntülü konuşma devri başladı!

Dünyanın en popüler mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a görüntülü arama özelliği geldi.

_92447800_whatsapp1

Dünyanın en popüler mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a görüntülü arama özelliği geldi.

Bir süredir sadece sesli aramanın yapılabildiği WhatsApp’ın merakla beklenen bu yeni özelliği yakında tüm kullanıcılarda aktif hale gelecek.

Facebook’un bir süre önce satın aldığı mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp, görüntülü arama özelliğini duyurdu.

Görüntülü arama, yakında tüm iOS, Android ve Windows Phone üzerindeki WhatsApp kullanıcılarında aktif hale gelecek…

Görüntülü arama özelliği uygulamanın Android versiyonunun beta sürümünde kısa bir süredir test ediliyordu ve bugünden itibaren kademe kademe tüm WhatsApp kullanıcılarına gelecek.

Hali hazırda Facebook’un Messenger, Microsoft’un Skype’ı ve Apple’ın FaceTime’ı ile görüntülü arama yapılabiliyor.

Dünya çapında 1 milyardan fazla kullanıcısı olan WhatsApp da biraz geciktiği bu kervanda rakiplerine yetişmeyi planlıyor.

Görüntülü arama özelliğini kullanmak için sohbet ekranında sağ üstte yer alan telefon simgesine tıkladıktan sonra ‘Görüntülü Arama’ seçeneğini seçmek yeterli oluyor.

Telefonunuzun güncellemelerini kontrol etmeyi unutmayın…

Google, Türkçe çeviriler için yatırım kararı aldı

Google, çeviri hizmetini günlük konuşma diliyle yapacak yeni bir sistemi üzerinde çalışıyor. İlk 8 dil arasında Türkçe de var!

google-translate

Halihazırda 100 dilde birbiri arasında çeviri hizmeti veren ve günde 200 milyon kişi tarafından kullanılan Google Translate, yeni bir döneme giriyor. Türkçenin de dahil olduğu sekiz dilde, günlük konuşma diline en yakın çeviriyi yapmak üzere yeni bir yatırıma gidiliyor.

Dün Londra’da düzenlenen “Google Story” etkinliğinde konuşan Google CEO’su Sundar Pichai, yeni geliştirdikleri “Nöral Makine Çevirisi” hakkında bilgi verdi. Türkçenin de dahil olduğu sekiz dil için başlattıkları bu proje kapsamında, dijital çeviride günlük konuşma dilinin yakalanması hedefleniyor.

İngilizce, Almanca ve Fransızca gibi dillerde daha isabetli çeviri yaparken, diğer dillerde oldukça kullanışsız sonuçlar veren Google Translate için önemli bazı geliştirmeler yaptıklarını söyleyen Pichai, birkaç yıldır Nöral Makine Çevirisi üzerinde çalıştıklarını ve heyecan verici sonuçlara ulaştıklarını müjdeledi.

AKICI VE DOĞRU ÇEVİRİLER MÜMKÜN

“Yeni geliştidimiz nöral sistemin en büyük avantajı, cümle kalıplarını bire bir çevirmek yerine, yapay zeka ile çalışarak o dili konuşan insanların günlük dillerine en yakın çeviriyi yapmak. Bu sayede internette yaşanan dil engelini aşmak üzere önemli bir adım daha atmış olacağız.” diye konuşan Google CEO’su; uçtan uca öğrenme sistemi kendisini sürekli yenilecek ve daima güncel olacak. Doğal çevirilerin mümkün olmasıyla birlikte, uzun makalelerin ve karmaşık cümle yapılarının da kolayca isabetli biçimde çevrilebileceği öngörülüyor.

Nöral Makine Çevirisi sisteminin ilk dilleri İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Portekizce, Çince, Japonca, Korece ve Türkçe olacak. Nihai hedef 103 dilin bu sisteme dahil edilmesi.

Facebook’ta iş bulma dönemi başlıyor!

Facebook iş ilanı yayınlama özelliğini test ediyor.

students_jobinternshipsearch_socialmedia_facebook660

Facebook direkt olarak LinkedIn‘i hedef alan iş ilanı özelliğini devreye almaya hazırlanıyor. Şimdilik sınırlı sayıda kullanıcıyla test edilen özellik yakın zamanda başlatılabilir.

Facebook’un şirket sayfalarına dahil edeceği ‘İşler (İş İlanları)’ sekmesi şirketlerin iş ilanlarını tıpkı Linkedin’de olduğu gibi yayınlayabilmesini sağlayacak. Facebook kullanıcıları da iş ilanlarına Facebook profilleriyle başvurabilecek ve bu başvurular mesaj olarak şirketlere ulaştırılacak.

Facebook’un yaklaşık 1,8 milyar, LinkedIn’in ise 467  milyon kullanıcısı bulunuyor. Bu da Facebook’un potansiyel gücü hakkında yeterince büyük bir kitleye sahip olduğunu pekala gösteriyor. Üstelik Facebook kullanıcılarının çok iyi demografik bilgilerine sahip ve kullanıcıları oldukça iyi sınıflandırabiliyor.

Elbette Facebook kullanıcılarının profesyonel yeteneklerine çok fazla eğilmiyor ancak yine test aşamasında olan Profil Etiketleri özelliği de bu boşluğu dolduracak nitelikte. Zira bu özellik LinkedIn’in profil onaylama (endorsements) özelliğinin neredeyse birebir aynısı.

Facebook’un iş ilanı özelliğini nasıl bir ücretlendirmeyle devreye alacağı bilinmiyor ancak devreye alındığında şirketler tarafından sıkça kullanılması işten bile değil. LinkedIn’in yani Microsoft’un bu önemli gelir kanalında Facebook’tan darbe alıp almayacağını ise önümüzdeki dönemde hep birlikte göreceğiz. Keza iş ilanı yayınlayan küçüklü büyüklü tüm girişimlerin bu yenilikten etkileneceğini de söyleyebiliriz.