Snapchat’in Facebook’tan Kopyaladığı Yeni 2017’ye Bakış Özelliği!

Facebook’un Snapchat’i kopyalamasına alışkınız ancak Snapchat, Facebook’u şimdiye kadar sadece bir kez kopyalamıştı. İşte bu da ikincisi. Yakın zamanda tasarım yeniliğine giden ve Hikayelerin daha fazla paylaşılması için yeni projeler geliştiren Snapchat, Facebookvari bir dil ile kullanıcılarını uygulamada tutmaya çalışıyor.

Snapchat’in yeni 2017’ye bakış özelliği, yıl boyunca Snapchat’te yayınladığınız video ve hikayeleri görebilmenizi sağlıyor. Geçtiğimiz yıl sadece 24 saat görüntülenebilen Hikayeler’i Anılar kısmına kaydetmenizi sağlayan Snapchat için bu bir ilk.

review-2017-snapchat

Bu özelliğe erişmek istiyorsanız öncelikle ekranın alt kısmındaki anılar kısmına geçmeniz gerekiyor. Ardından karşılaşacağınız “2017’ye bakış”a basarak bu özelliği kullanmaya başlayabilirsiniz. Bir Hikaye oluşturmak için otomatik olarak dizilmiş Snapleri göreceğiniz sekmede, “Hikaye’yi Düzenle” seçeneğine basarak sıralamayı değiştirebilirsiniz. Hikayenizde yer almasını istemediğiniz Snapleri ise üst köşelerinde yer alan x butonuna basarak silebilirsiniz. Bu arada eğer 2017’de pek içerik paylaşmadıysanız, içerik yaratacak yeteri kadar Snap bulunmadığı için bu özellik sizde çalışmayabilir.

Kabul edelim 2017, Snap için gerçekten zor bir yıl oldu. Bu özellikle birlikte Snapchat’in, Facebook’u ikinci kez kopyalaması ise oldukça üzücü. Zira Facebook yeni özellikler geliştirme konusunda pek başarılı değil ancak Snapchat her zaman uygulamayı özgünleştirmenin yeni yollarını buluyor. İster 3D World Lensesolsun ister 3D Bitmojiler Snapchat bu yıl bir çok farklı adımı aynı anda attı. Geçtiğimiz aylarda gelirini arttırmak adına Context Cards’ı alışveriş aracına dönüştüren Snapchat’in, bir şeyleri taklit etmeyi bırakarak oyunu özgünce oynamaya devam etmesi, hayatta kalması için şart.

Snapchat, Artırılmış Gerçeklik Geliştirici Platformu Lens Studio’yu Tanıttı!

Snapchat, artık geliştiricilerin daha fazla dahil olabilmesi için platformunun kapılarını açıyor. Lens Studio ile geliştiriciler, Snapchat’in bir süredir kullanıcılarına sunduğu artırılmış gerçeklik deneyimini daha da geliştirebilecekler.

Snap tarafından sunulan Lens Studio, PC ve Mac bilgisayarlar için ücretsiz olarak kullanılabilecek bir geliştirici uygulaması. Böylece dileyen herkes kendi lenslerini yaratıp, Snapchat dünyasında kullanıcılara sunabilecek.

İster Paralı İster Ücretsiz!

Geliştiricilerin yarattığı bu lensler kullanıcılarla iki türlü paylaşılacak. Geliştirici eğer bu lens için bir ücret ödemek istemez ise, QR kod ile lensini kullanıcılara sunabilir. Bu durumda bu lens sadece 24 saatliğine QR kodu okutan kullanıcıya açık olacaktır. Ya da markalar bir yaratıcı partner ajansla çalışıp özel bir lens geliştirebilir ve lenslerini sponsorlu olarak Snapchat’in içine ekleyebilir. Zira Snapchat, Lens Studio ile üretilen topluluk lenslerini direkt olarak kendi kamerasına eklemeyeceğini duyurdu.

Her Gün 500 Yıllık İçerik!

Snapchat’in 178 milyonluk kullanıcı kitlesinin üçte biri her gün ortalama 3 dakikasını artırılmış gerçeklik ile vakit geçirerek değerlendiriyor. Bu da toplamda her gün 500 yıllık içerik tüketildiği anlamına geliyor. Bu kadar yoğun bir ilgiyi sadece Snap’in içinde çalışan geliştiricilerin yeterli olması mümkün değildi. Buna bir çözüm olarak herkese açılan platform kullanıcıların her seferinde yeni deneyimler ile karşılaşmasının önü açılmış olacak.

Snapchat’in bir süredir kullanıcılar tarafında yüzünün gülmediği herkesin malumu. Bu tarz bir yenilik ile hem yeni kullanıcıları kendine çekmesi hem de yeni kitlelere erişebilmesinin yolu açılacaktır. Markalar, mağazalar, ufak işletmeler kendi Snapchat filtrelerini yaratıp müşterileri ile de farklı iletişim kanalları geliştirebilir.

Instagram’ın “Beğenebileceğiniz Gönderiler” Sekmesi Yayında!

Instagram’da bir süredir test aşamasında olan “Beğenebileceğiniz Gönderiler” sekmesi artık yayında. Daha önce Instagram’ın yeni özelliklerinin organik etkileşimi nasıl etkileyebileceğini ele alırken bu özellikten de bahsetmiştik. Instagram’ın yardım merkezinde de bahsedilen bu özellikle Instagram, size beğenebileceğinizi düşündüğü gönderileri öneriyor.

Anasayfada kullanılan algoritma aynı olsa da “Beğenebileceğiniz Gönderiler” özelliği ana sayfada yer almıyor. Farklı bir sekme olarak düzenlenen “Beğenebileceğiniz Gönderiler”de her gün rakamı 3 ile 5 arası olan gönderilerle karşılaşacaksınız.

Instagram-recommend

Bu Instagram’ın gönderi önermeye yönelik ilk hamlesi değil. Aslında Keşfet sekmesinde de sizin için önerilen gönderi ve videolarla da karşılaşabiliyorsunuz. Ancak bu öneriler ana sayfaya düşmediği için dikkatinizden kaçabiliyor. Tabii takip et seçeneğinde arkadaşlarınızın hangi gönderileri beğendiğini görmeniz de mümkün.

Bu özellikle birlikte Instagram kendi tarihindeki en büyük değişikliklerden birini yaşıyor. Daha önce buna benzer bir değişikliği anasayfanın algoritmasının değişmesi esnasında görmüştük. 2016 yılında Instagram’ın algoritmasında yapılan değişiklikle birlikte, ana sayfada gösterilen içerikler kronolojik olmaktan çıkarak her kullanıcının beğenilerine ve takip ettiklerine göre gösterilmeye başlanmıştı.

Bu ayın başlarında hashtag takip etme özelliği ile gündeme gelen Instagram, kullanıcılara daha fazla içerik ve daha fazla kişiselleştirilmiş deneyim sunmak istiyor. Yine de kullanıcılar hashtag takip etme özelliğini tercihleri doğrultusunda devre dışı bırakabilirken, “Beğenebileceğiniz gönderiler” özelliğinden vazgeçemiyor. Yardım merkezinde açıklandığı üzere bu sekmeyi sadece geçici olarak gizleyebiliyorsunuz. Yeni tasarım bazı kullanıcıları şimdiden rahatsız etmeye başladı bile. Bu yeni özelliklerle birlikte doğacak içerik karmaşası ise Influencer ve markaları korkutabiliyor.

Yine de bir Instagram sözcüsü “Beğenebileceğiniz Gönderiler” özelliğinin ana sayfa içerikleriyle karışamayacağını ifade ediyor. Yani bu yeni özelliğin Instagram’ın anasayfada algoritma vasıtasıyla sunduğu beğenebileceğiniz gönderilerle bir ilişkisi bulunmuyor. Aksine “Beğenebileceğiniz Gönderiler” sekmesi siz o içerikleri tükettikten sonra karşınıza çıkıyor.

Özelliğin Instagram’ın tüm kullanıcı tabanına ne zaman açılacağı belli değil. Ancak özellik yapılan son güncelleme ile birlikte iOS ve Android işletim sistemleri için mevcut.

Snapchat Hikayeler Web’de de Paylaşılabilir Hale Gelecek!

Yakın zamanda tasarım yenilenmesine giden Snapchat, Hikayeler özelliğini webe taşımaya hazırlanıyor. Snapchat “Hikayeler Her Yerde” özelliği ile bu paylaşım alanına sadece webi değil başka uygulamaları da dahil etmeyi planlıyor.

Aslında bu özellik Twitter’ın, Tweetlerin webde farklı platfomlara “embed” edilmesine destek vermesine gibi. Sanırız Snap, kullanıcıların başka platformlarda paylaşmak üzere daha fazla içerik üreteceğine inanıyor. Bu konuda haksız da sayılmaz, ne de olsa Facebook Hikayeler, Instagram üzerinden çapraz paylaşıma açıldığından beri eskisinden daha hareketli. Webde ve dahası diğer uygulamalarda  hikayelerin paylaşıma açılması Snapchat’in durağan kullanıcı tabanı büyümesine olumlu bir katkıda bulunabilir.

Üstelik Snapchat, web oynatıcısına giriş yap butonu ekleyerek yeni kullanıcılara kapılarını açıyor. Bu durum tabi ki en çok huzursuz yatırımcıları memnun ediyor. News Corp’un eski Küresel Video Direktörü ve Başkan Yardımcısı Rahul Chopra tarafından yönetilen bu yeni projenin hayata geçmesi zaman alabilir. Zira bu proje geliştirmesi henüz erken döneminde. Yine de Chopra’nın amacı Snapchat kullanıcılarının ürettiği içeriklerin yaygınlaşmasını sağlamak.

Konuyla yakından ilgili bir kaynak ise bu konuda basın şu açıklamayı yaptı:

“Hala erken geliştirme aşamalarında olan Hikayeler Her Yerde projeside Chopra’nın uygulamanın kullanıcılar tarafından oluşturulan zengin içeriklerini webde ve diğer uygulamalarda en sonunda nasıl dağıtacağını bulmak gibi önemli bir görevi var. 

Bu projeyle Snapchat web player üzerinden videoları diğer platformlarda daha kolay paylaşılabilir hale getirebilir. Bu da insanları uygulamayı indirmeye ve kaydolmaya teşvik edebilir.”

Facebook’un özelliklerini sürekli kopyalamasıyla birlikte yıl boyunca zor zamanlar geçiren Snapchat, Context Cards, 3D World Lenses ve 3D Bitmojilerle kendini yenilemeye devam etti. Umarız bu yeni proje ile birlikte Snapchat eski günlerindeki başarısını yakalar.

Facebook Yüz Tanıma Teknolojisine Açma Kapama Tuşu Ekledi!

Hepimizin Facebook’un yüz tanıma teknolojisinden ürktüğü bir an olmuştur.  Rastgele bir fotoğrafa Facebook tarafından gelen “Bu kişi Ayşe mi?” sorusu bile bunun için yeterli. Sanırız Facebook bu garip duyguyu daha fazla yaşamak istemeyenler için yüz tanıma teknolojisine açma kapama tuşu ekledi.

Şirket, Yüz Tanıma Teknolojisiyle Facebook’taki Kimliğinizi Yönetin başlıklı blog gönderisinde yüz tanıma teknolojilerine yeni özellikler piayasaya süreceğini duyurdu. Facebook, artık fotoğraflarınız yüklendiği anda etiketlenmeseniz dahi kim olduğunuzu belirleyebiliyor. İyi haber ise bundan sonra bir başkası sizin fotoğrafınızı profil fotoğrafında kullanırsa size bildirim geliyor. Monitoring diye buna denir!

Facebook bu konuda ise “İnsanların Facebook’a fotoğraf yüklerken kendilerini güvende hissetmelerini istiyoruz. Bu nedenle yakında kullanıcıların fotoğrafları bir başkası tarafından profil resmi olarak yüklediğinde insanlara bildirmek için yüz tanıma teknolojisini kullanmaya başlayacağız.” açıklamasında bulundu.

Görünen o ki Facebook, 14 binin üzerinde şikayet ve 217 binden fazla işlemin sonunda taklit hesaplara karşı önlemini aldı.

Yazının başında belirttiğimiz açma kapama tuşu ise ayarlar üzerinden aktif hale getirilebiliyor. Ancak etiketleme konusundaki geliştirmeler bununla kısıtlı değil. Artık bir tanıdığınız sizin bir fotoğrafınızı yükleyip sizi etiketlemediğinde bu konuda bir bildirim almanız da mümkün.

Facebook bu özelliği şu cümlelerle tanımlıyor: “Bu yeni özellikler, etiketlenmemiş olduğunuz fotoğrafları bulmanıza ve başkalarının fotoğrafınızı profil resmi olarak kullanmaya teşebbüs ettiklerini algılamanıza yardımcı olur. ”facebook-yuz-tanima-e1513772235474

Aslında Facebook halihazırda çalıştırdığı yüz tanıma teknolojisini farklı bir alanda uyguluyor. Yine de bunu Facebook’un cümleleriyle aktarmak gerekirse: “Teknolojimiz, daha önce etiketlendiğiniz fotoğrafların piksellerini analiz ediyor ve şablon dediğimiz bir dizi sayı üretiyor; fotoğraflar ve videolar sistemimize yüklendiğinde, bu resimleri şablonla karşılaştırıyoruz” açıklamasından faydalanabiliriz.

Bu yeni özelliğin yayına alınmasıyla birlikte fotoğraflarınızın başkaları tarafından kullanıldığını fark edebilirsiniz. Özellik, Kanada ve Avrupa Birliği bölgeleri dışında hayata geçecek.

Instagram’ın İki Yeni Özelliği Organik Etkileşimi Nasıl Etkileyecek?

Yakın zamanda hashtag takibinin yanı sıra “recommended for you” özelliğini de yayına alan Instagram, kullanıcıların beğendikleri içeriklere göre yeni içerikler sunmaya da başladı. Böylece kullanıcılar için daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunan Instagram, Facebook’un aksine işletmelerin organik etkileşim almasını da bir anlamda destekliyor.

Insta-Hashtag-1

İçerik Karmaşası

Yine de bu iki özelliğin platformda yaratacağı olumlu etkilerin yanı sıra bir takım  olumsuz etkiler de söz konusu olabilir. Bu olumsuz etkilerden biri aslında Instagram akışında oluşabilecek içerik karmaşası. Hashtag takibi ve  “recommended for you” ile içerik seline boğulacak olan kullanıcılar istedikleri içeriğe ulaşmak için ekranı sürekli kaydırmak zorunda kalabilir.

2016 yılında Instagram’ın algoritmasında yapılan değişiklikle birlikte, ana sayfada gösterilen içerikler kronolojik olmaktan çıkarak her kullanıcının beğenilerine ve takip ettiklerine göre gösterilmeye başlanmıştı. Bununla birlikte markaların da daha fazla görünürlük için reklam vermesi gerekti. Instagram, o zamanlar yapılan bu yeni değişikliğin; reklamların, kullanıcıların akışında görünmesini etkilemeyeceğini söylemişti. Yine de ciddi bir bütçeye sahip olmayan işletmeler Instagram’daki görünürlüklerini kaybetti.

Hashtag takip etme özelliği de aslında aynı algoritmayı kullanıyor. Eğer bir kullanıcı bir hashtagi takip ediyorsa, Instagram kullanıcının karşısına çıkaracağı içeriği kalitesine ve güncelliğine göre belirliyor. Üstelik bir Instagram sözcüsü bu konu hakkında: “Bir kullanıcının akışında yer alan hashtag bağlantılı içeriklere dair bir sınırlama yok.” diyor. Yani bu algoritma ile kullanıcılar akışlarında sınırsız sayıda hashtag bağlantılı içerik görebilir.

Tabi bu esnada yeni “Recommended for you”  bölümü, kullanıcılar tüm yeni içeriklere baktıktan sonra onlara 3 ile 5 arasında yeni içerik önerecek. Yani uygulamayı açıp kapayan herkes “Recommended for you”u görmüş olacak. Dolayısıyla bu sistem aslında kullanıcıyı gerçek bir içerik karmaşasına sürükleyebilir.

Daha Fazla Görünürlük 

Yine de söz konusu görünürlük olduğunda “Recommended for you” ve hashtag takip özelliği markalar için şimdilik ideal. Zira Instagram markaların organik olarak keşfedilebilmesini destekliyor. Bunun nedenlerinden biri de işletme profillerine yapılan ziyaretlerin üçte ikisinin, o profili takip etmeyen insanlar tarafından yapılması. Yani Facebook’un bir reklam mecrasına dönüşmesinin aksine Instagram kendi platformunu organik erişime açık tutmak istiyor.

Özellikle hashtag takip özelliği markaların güncel konularda içerik üreterek gündeme gelmesinin yolunu açıyor. Örneğin Target markası, Star Wars’un yeni filminin gösterime girdiği tarihlerde #StarWars hashtagiyle bir gönderi paylaştı. Ve gönderisi hedef kitlesinde olan Star Wars hayranlarını yakalayabildi.  Yıllarca hashtag odaklı içerikler üreten markaların sonunda Instagram’ın ön yüzünde yer almaya başlaması oldukça güzel bir gelişme.

Tabi Hashtag takibi yeni Influencerların da yolunu açabilir. Influencerlar botlara ya da üçüncü parti yazılımlara ihtiyaç kalmadan daha hızlı bir büyüme yakalayabilir. Tek ihtiyaçları kullanıcı odaklı, kaliteli ve güncel içerikler.

Hashtag Suistimali

Ancak hashtag takibi özelliği gerek markaların gerekse kullanıcıların dikkat çekmek için ilgisiz içerikleri, ilgi gören hashtaglerle paylaşmasına yol açabilir. Bu duruma Twitter’da fazlaca rastlıyoruz. Daha fazla görünür olmak isteyen kişiler tweetlerini TT olan hashtagi kullanarak atıyor. Buna benzer içeriklerin platformda kirlilik yaratmaması için Instagram’ın nasıl bir strateji izleyeceğini zamanla göreceğiz.

Bu esnada markalar ve Influencerlar, Instagram’da görünür olmak için stratejilerini SEO odaklı yapmaya başlayabilir. Organik erişimi arttırmak isteyenler fotoğraflarına ekleyecekleri metin ve hashtagler için bir strateji oluşturabilir. Buna rağmen yukarıda da bahsettiğimiz gibi Instagram  markaların ve Influencerların içeriklerinin kullanıcıların akışında belirmesinin önüne geçebilir. Reklam geliri için Instagram’ın her an markaları ve Influencerları ikinci plana atacak bir algoritma ile karşımıza çıkması söz konusu.

Yine de Instagram’ın şimdiye kadar izlediği stratejiye bakacak olursak platformun bir sonraki adımda mutlaka kaliteli içerik odağında hareket edeceğini söyleyebiliriz. Tabi ki bu içeriği kullanıcının davranışlarıyla eşleştirmesi de kaçınılmaz.

Google Chrome, “Uygunsuz” Reklamları 15 Şubat’tan İtibaren Engellemeye Başlayacak!

Teknoloji devi Google’a ait internet tarayıcısı Google Chrome, bu yılın başlarında 2018’de reklam engelleme aracını hayata geçireceğini açıklamıştı. Google’ın 19 Aralık’ta yaptığı açıklamaya göre özellik, önümüzdeki 15 Şubat’tan itibaren hayata geçirilecek.

Karar,  Daha İyi Reklamlar Koalisyonu’nun (Coalition for Better Ads) “Daha İyi Reklam Deneyimi Programı”  kapsamında  açıklandı.

Aralarında P&G, Washington Post, Facebook ve Google gibi dijital dünyada kendi endüstrilerinin öncü şirketlerinin de dahil olduğu Coalition for Better Ads’in geçtiğimiz günlerde yeni standartlar belirlediğini paylaşmıştı. Buna göre, özellikle otomatik oynatılan sesli video reklamlar, tam sayfa reklam içerikleri, kapanıp açılan reklamlar yeni dönemle birlikte gösterilemeyecek.

Google’ın verdiği bilgiye göre bu program ile Google gibi şirketlerin internet ortamındaki reklamlarla olan kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yardımcı olması planlanıyor ve platformların reklam standartlarını nasıl kullanabileceklerine ilişkin önergeler sunuluyor.

Başarısız Reklamlar, 1 Aydan Daha Uzun Süreliğine Kaldırılacak

Bu arada Chrome, Reklam Deneyimi Raporunda “başarısız” durumuna sahip sitelerdeki tüm reklamlar 30 günden daha  uzun süreliğine kaldıracak. Ancak site sahipleri, uygunsuz reklamları kaldırdıktak sonra Google’a başvurabilecek ve durumlarının yeniden değerlendirilmesini isteyebilecek.

Facebook Etkileşim Odaklı Gönderilere Karşı Savaş Açıyor!

Her ne kadar birçok global marka için geçmişte kalan bir yöntem olsa da bazı sayfaların kullanmaya devam ettiği Facebok’taki  “Ücretsiz tatil kazanmak için paylaş!” tarzında etkileşim odaklı gönderiler, artık Sayfaların cezalandırılmasına yol açıyor. Bu gönderiler için “engagement bait” ismini uygun gören Facebook, bu konuda eyleme geçmeye karalı. Engagement baitlerle içeriklerin görünürlüğünün artması için kullanıcıların bir ifade ya da yorum bırakmasını, yorumlara arkadaşlarını etiketlemesini isteyen sayfalar artık platformda yaptırımlarla karşılaşacak.

Şimdiye kadar Facebook’un algoritması gereği paylaşılan içerikler, içeriklere yorum yapan ve beğenen kişilerin arkadaşlarına da gösteriliyordu. Bu nedenle bir gönderiye ne kadar beğeni ve yorum gelirse sayfanın görünürlüğü de o kadar artmış oluyordu. Facebook’un verdiği örnekler doğrultusunda ise “Eğer Koç burcuysan beğen, Aslan burcuysan gerçek aşkı bulmak için Muhteşem ifadesi bırak!” gibi içerikler kullanmak da bu etkileşimi kazanmanın yollarından biriydi.

 

facebook-engagement-bait-1

Haber Kaynağı algoritmasının yeniden düzenlenmesiyle birlikte engagement bait kullanan sayfalara erişim kısıtlaması geliyor. Bir kaç haftaya kadar başlayacak olan bu uygulamayla engagement bait kullanan sayfaların tüm içeriklerindeki erişim azaltılacak. Yani toplamda tüm sayfanın erişimi de düşmüş olacak.

Yine de Facebook sayfalarla arasındaki ilişkiyi tamamen kesip atmak istemiyor, öyle ki eğer engagement bait kullandığı tespit edilen sayfalar, iyi bir davranış sergiler, kötü içerikler yerine daha iyi içerikler üretirlerse orijinal erişimlerini tekrar kazanabilecekler.

Tabi engagement bait kategorisine girmeyen bir takım içerikler de söz konusu. Facebook, kayıp çocuk ilanı, bir amaç için bağış almak ya da seyahat tavsiyesi istemek için oluşturulan içerikleri bu kapsamda değerlendirmeyecek. Değerlendirme için de bir machine learning modeli kullanılacak. Facebook şimdiye kadar bu modeli yüz binlerce farklı engagement bait içeriği ile desteklemiş durumda.

Facebook’un bu engagement bait anlayışını sayfalara bir yaptırım olarak sunması aslında fazla reklam bütçesi olmayan küçük işletmeleri reklam vermek zorunda bırakabilir. Öte yandan ülkemizde de insanların duygularını kullanarak onları kandıran bir çok içerik ve sayfaya rastlayabiliyoruz. Milli, dini ya da insani duygu sömürüsüyle kullanıcılara yaklaşan bir çok sayfa mevcut. Üstelik en basit haliyle, platformda izlediği dizilerin yayından kaldırılmaması için Facebook’taki paylaş butonunu kullanan bir çok kişi bulunuyor. Böyle bir cezalandırma sistemi en azından Facebook’taki yalan yanlış içeriklerin önüne geçebilir.

Facebook’un bu sistemi hayata geçirmesinin nedeni ise oldukça açık. Son aylarda Rusya’nın ABD seçimini Facebook reklamlarıyla manipüle etmesiyle gündeme gelen şirket, geçtiğimiz hafta da eski Büyüme Direktörü Chamath Palihapitiya’nın: “Sosyal dokuyu parçalara ayıran araçlar geliştirdik.” yorumuyla sarsıldı. Belli ki Facebook uzun süredir gelir elde etmek adına yeni araç ve yöntemler denerken başı boş bıraktığı platformun iplerini eline almaya kararlı.

Twitter’dan Uzun Zamandır Beklenen Yenilik: Tweet Dizileri!

Yakın zamanda 140 karakteri 280 karaktere çıkaran Twitter aynı zamanda Tweet Dizileri özelliğini de test etmeye devam ediyordu. Bugün Tweet Dizilerini yayına alacağını duyuran sosyal ağ, kullanıcılar için “flood” oluşturmayı kolay hale getiriyor.

Bir dizi oluşturmak için artık “Tweetle” kısmına eklenen “artı” tuşuna basmanız yeterli.  Böylece karakter sınırına bağlı kalmadan düşüncelerinizi kolayca ifade edebilir ve tweet dizilerinizi aynı anda yayınlayabilirsiniz. Üstelik yayınlanmış bir tweetinize dilediğiniz zaman “yeni bir tweet ekleyin” butonu ile yeni eklemeler yapmanız da mümkün. Tüm bunların yanı sıra tweet dizinizi daha farkedilir hale getirmek için sosyal ağ, “Diziyi göster” etiketi de ekledi.

TW_THREADS_PT1_GIF_V8_UNCOMPRESSED-tr-TR

Aslına bakarsanız Twitter, kullanıcılarının talebini dikkate alan nadir sosyal ağlardan biri. Öyle ki şimdiye kadar en temel özelliği 140 karakterden dahi vazgeçti. Aynı şekilde retweet, yanıtla ve hashtag özellikleri de tamamen kullanıcıların sosyal ağdaki kullanım alışkanlıkları gözetilerek ortaya çıkarıldı.

Umarız Twitter bu demokratik yönünü hiç kaybetmez ve beklediği etkileşimi Tweet Dizileri sayesinde yakalayabilir. Eğer siz de Tweet Dizilerini kolayca oluşturmak istiyorsanız, uygulamayı güncelleyerek bu özelliğe gelecek haftalarda iOS, Android ve Twitter.com’dan ulaşabilirsiniz.

 

 

Instagram’a Hashtag Takip Etme Özelliği Geldi!

Geçtiğimiz hafta Hikayeler için iki yeni özelliği yayına alan Instagram, bugün hashtag takip etme özelliğini kullanıma sunduğunu duyurdu. Yakın zamanda Instagram’ın özel mesaj özelliği Direct’i ayrı bir uygulama olarak piyasaya süren şirket, görünen o ki farklı geliştirmeler yapmaya devam ediyor.Instagram-hashtag

Hashtag takip etme özelliği sayesinde ise artık kullanıcılar, bir gönderinin altına tıklayarak veya keşfet sekmesinde arayarak ziyaret ettikleri hashtag sayfalarında “takip et” seçeneğine tıklayabilecek. Üstelik takip ettikleri hashtag ile paylaşılmış gönderileri haber akışında da görebilecek.

Şimdiye kadar kullanıcılar takip etmek istedikleri hashtagleri düzenli olarak aramak zorunda kalıyordu. Hashtag takip etme özelliği sayesinde ise kullanıcılar ilgi duydukları konularda daha fazla hesap ve içerik keşfedebilecek.

Sosyal ağlar içinde popülerliğiyle öne çıkan Instagram, yakın zamanda platformunda 25 milyon işletme hesabına ev sahipliği yaptığını açıklamıştı. Bu özellik sayesinde Intagram’da zaten oldukça yüksek olan etkileşimi daha da arttırmak ve işletme hesaplarının organik olarak daha çok etkileşim almasını sağlamak mümkün. Ne de olsa Instagram, Facebook’un aksine işletmelerin organik etkileşim almasını destekliyor. Hatta işletmelerin, profillerinde ve hikayelerinde paylaştıkları içerikleri hashtaglerle arama odaklı bir hale getirerek daha fazla kullanıcıya ulaşabilmesi de imkanlar dahilinde.

Öyle ki Instagram, işletme profillerine yapılan ziyaretlerin üçte ikisinin, o profili takip etmeyen insanlar tarafından yapıldığını söylüyor. Sırf bu nedenle Instagram’ın Ürün Direktörü Vishal Shah, işletme ürünlerinde kullanıcıların nereden geldiğini, ziyaret esnasında ve sonrasında neler yaptıklarını da raporlamak istediğini söylemişti.

Raporlar hakkında detaylı bilgiye sahip olmasak da bu ziyaretlerde hashtaglerin payının büyük olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar bu özellik son kullanıcıya keyifli bir deneyim sunsa da Instagram’ın bu özelliği tasarlarken işletmeleri düşündüğü oldukça açık.